Sağlık

MÜKEMMEL ANNE-BABA OLMANIN ‘SIFIR’ SIRRI ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI

Yazar :  | 

Talya Çelik’ten yine harika bir konu… Çocuklarda davranış bozuklukları… Mükemmel anne baba olmak için ne yapmak gerekir? Tüm detaylar yazıda…

Öncelikle herkese merhabalar,mükemmel anne baba deyince herkesin ilgisini çekti değil mi? Fakat üzgünüm öyle bir anne baba yok. Hayatta kimse mükemmel değildir, olmamalıdır da, bazı şeyleri hata yaparak öğrenmiyor muyuz? Kendinizi buna zorlamayın,’benim çocuğum her yönüyle kusursuz olsun’ diye düşünmeyin. Elbette iyi bir çocuk ondan da önemlisi mutlu bir birey olsun ama hata da yapsın, hayatta hatalarından ders alsın ve taşları sağlam oturtarak ilerlesin, fakat mükemmel olmaya zorlamak hem sizin hemde çocuğunuz için çok yıpratıcı bir durum. Bu yazımda da sizlerle çocukları hakkında çoğu anne babadan duyduğumuz problemleri yada tabiri caiz ise ‘şikayet’leri dile getirmek istiyorum.

İlk önce şunu söylemek istiyorum ki çocuğunuz da gördüğünüz her olumsuz davranışa ‘davranış bozukluğu’ diyemeyiz, bunun için dikkat edilmesi gereken bazı ölçütler vardır; bunlardan ilki çocuğun ‘Yaş Aralığı’dır. Çünkü bazı olumsuz davranışlar bazı yaş aralıkları için normal kabul edilir. Örneğin; 2 yaşında olan bir çocuk söylediğiniz çoğu şeyi duymazdan gelir,(biraz) agresif ve hareketlidir. Hemen ‘ayy bu çocukta öfke problemi var’ yada ‘acaba hiperaktivite olabilir mi’ gibi endişelere kapılmayın ve bir süre gözlemleyin. İkinci ölçütümüz ‘Davranışın Yoğunluğudur’. Bunu direk olarak örnekle açıklamak istiyorum; normalde 4-5 yaş aralığında bir çocukta öfke ve huysuz davranışlar belirli bir düzeyde normal kabul edilir fakat bu başkalarına zarar vermeye başlarsa davranış bozukluğu olarak kabul edilir. Üçüncü ölçeğimiz ‘Davranışın Sürekliliği’dir. Burada dikkat etmemiz gerek nokta çocuğun yaptığı davranışı uzun ve ısrarlı bir biçimde devam ettirip ettirmemesidir. Son ölçeğimiz ‘Cinsel rol sapmaları’dır. Yapılan araştırmalarda erkek çocuklarda kızlara oranla saldırganlık davranışı daha yüksek oranda görülür fakat buna benzer davranışlar biraz önce bahsettiğim ölçeklerle birlikte bir kız çocuğunda da görülüyorsa bu da bir davranış bozukluğu olarak kabul edilir. Şimdi size sıklıkla karşılaştığımız davranış bozukluklarından bahsetmek istiyorum;

1.ÇOCUKLARDA YALAN

Kendi hayatımızda bizimde az da olsa yalana başvurduğumuz zamanlar olur. Örneğin; Bir yere gitmek istemediğimizde, gelmek istemediğimizi söylemek yerine başka bir işimiz olduğunu söyleyip gitmeyiz. Fakat çocukların yalan söyleme olayı biraz daha farklıdır. Onlar gerçeği yada doğruyu henüz tam olarak ayırt edemediği için aldatmak için değil daha çok değerlendiremediği için çarpıtır veya daha çocuk diliyle söylemek gerekirse uydururlar.

Örneğin ‘Sosyal Yalan’ çocuklarda en çok karşılaşılan durumlardan biridir, Çocuk okula veya başka bir yere gitmek istemiyorsa ‘Anne karnım çok ağrıyor’ veya ‘ Çok hastayım’ der.

Bir diğeri ise ‘Savunma Yalanları’dır.Çocuk aile ortamında çok fazla eleştiriliyor veya dört dörtlük olmaya zorlanıyorsa kendini savunmak için yalan söylemeye başvurması yüksek bir ihtimaldir.Bir başka yalan türü olan ‘Yüceltilmiş yalanlar’ da başkalarının hayranlığını kazanmak için söylenir.

Bunların dışında çocuklar anne babayı rol model aldığı için sizin yalan söylediğinizi gördükleri yada kendisine sizin tarafınızdan yalan söylendiğini anladığı zaman onlar tarafından taklit edebilecekleri bir durum ortaya çıkar.

Peki Çocuklarda Yalan Nasıl Önlenir?

Onların her konuda örneği sizlersiniz o yüzden yalan söylememeye ilk olarak siz dikkat etmelisiniz.Yapamayacakları şeyler istemeyin veya bir konuda aşırı baskı uygulamayın.Aşırı tepkilerden ve cezadan mümkün olduğunca uzak durun,bu çocuğun çekinip kendini korumak için tekrar yalan söylemesine sebep olabilir.Bunun yerine sakin ve anlayışlı bir şekilde iletişim kurmaya çalışın.Çocuğunuzla aranızdaki diyaloğu sıkı tutmaya çalışın sizinle her şeyini doğru bir biçimde paylaşabileceğini hissettirin.

2.ÇOCUKLARDA SALDIRGANLIK

Çocuklarda saldırganlık birkaç fizyolojik durum dışında (beyin zarı iltihabı veya beyin zedelenmesi) çoğu zaman psikolojik bir altyapı barındırır. Bunlar genelde; Çocuğun yetiştirilirken katı cezalar görmesi,ilgisizlik ve sevgisizlik yaşaması,şiddet görmesi, tv veya internetten gördüğü bir takım zararlı yayınlar, dikkat çekme isteği, anne veya baba ile istediği kadar vakit geçiremiyor ise bunun dışa vurumu, kardeş kıskançlığı ve son olarak maalesef toplumumuzda bazı ailelerin çocuklarına saldırganlığı öğretip, çocuklarını bu yönde pohpohlaması.

Çocuklarda saldırganlık nasıl önlenir?

Her şeyden önce ve her şeyde olduğu gibi saldırganlık ve türevi davranışları çocukların rol modeli olarak ilk önce siz hayatınızdan çıkarmalısınız. Çocuk bu tür bir davranışta bulunduğunda asla şiddete başvurmamalısınız, çocuğa kızdığınız davranışı kendiniz uygularsanız hem onun kafasını karıştırırsınız hemde tekrarlamasına neden olabilirsiniz. Çocuklarınızın enerjisini bahçede,parkta veya başka bir etkinlikte boşaltmasını sağlayabilirsiniz. Onunla konuşmak için sakin veya size odaklanabileceği bir zamanı bekleyip olgun bir şekilde ve mutlaka göz teması kurarak onu uyarmalısınız. Ona olumlamalar yapmalısınız, yani bu konuda güzel bir davranış yaparsa takdir etmelisiniz, örneğin; ‘Aferin oğlum arkadaşlarında sakin ve güzelce oynadığın için.’

3.ÇOCUKLARDA ÇALMA DAVRANIŞI

Bu davranış bozukluğunda, başta bahsettiğim ölçütlerden biri olan yaş aralığından yardım alarak başlamak istiyorum. Çocuklar 3 yaşına kadar aitlik duygusunu tam olarak oturtamayabilirler, bu yaştan sonra yavaş yavaş bir eşyanın kendisinin olduğunu, başkalarının eşyalarını sorarak alması gerektiğini anlamaya başlarlar. İlkokula başladıkları ilk bir iki sene içinde beğendikleri kalem, silgi vs gibi eşyaları çok beğenip alırlar ama bunu çalma güdüsüyle yapmazlar. Fakat 9-10 yaşından itibaren bu durum yaşanıyor ve sürekli hale gelmeye başlıyorsa ciddi bi davranış bozukluğunun göstergesidir. Bu durum maddi olanaksızlıklardan, çocuğun aidiyet eğitimini yeterli alamamasından, hayatında olan başka yoksunlukları ( anne baba ilgisi,sevgisi.. vb) bu tür bir yoldan gidermeye çalışmasından, ihmallerden, dikkat çekme çabasından veya aile içinde yaşadığı bazı problemlerden (kardeş kıskançlığı,şiddet..vb) kaynaklanabilir.

Çocuklarda çalma davranışı nasıl önlenir?

Öncelikle, başta ailede, değerler eğitimi (izin isteme,eşyalarını koruma,sosyal kurallar…vb) konusunda çocuk çok iyi bir şekilde bilinçlendirilmelidir.Çocuğa başkasından bir şeyin nasıl ödünç alınabileceği ve nasıl ödünç verileceği öğretilmelidir.Aile arasındaki ilişki güçlendirilmelidir.

4.ÇOCUKLARDA İNATÇILIK

Bazı çocuklar saldırgan değil ama inatçıdırlar, söz dinlemezler. Genelde anne ve babasının söylediklerini duymazdan gelir, sadece bağırılınca dinler ama daha sonra yine bildiğini okur. Aslında inatçı çocuk, saldırganlığını pasif direniş yoluyla gösterir; anne baba ne derse tersini yapar; çabuk ol dersin yavaş hazırlanır, ders çalış dersin çalışmaz, bağırma dersin bağırır, ablasına direkt olarak vurmaz ama alttan alttan kızdırır, bunun gibi bir çok örnek verebiliriz. İnatçılığın sebebi genel olarak en baştan beri olan çocuk ile anne baba arasındaki ilişkiye dayandırılır. Bebekken yemek yedirme ısrarlarıyla başlayan, tuvalet eğitiminde yada evin genelinde olan baskıcı ve ısrarcı tavırlar çocuğun bu şekilde davranışlarının oluşmasına zemin hazırlar.

Peki bu inatçılık nasıl önlenir?

İlk söylemek istediğim bu konuda sabırlı olmanız gerektiği. Çocuğun neye karşı tepki olarak bu davranışı yaptığını anlamaya çalışın çünkü biraz önce de dediğim gibi bunun yaratıcısı siz olabilirsiniz. İkna ederken biraz daha yaratıcı olmaya ve kararlı olmaya çalışın. En önemlisi de inat ettiği şeyi gerçekten siz istediğiniz için mi yapmalı yoksa zorunda olduğu için mi yapmalı bunu düşünün,çocukları bir şeye boşa zorlamakta onları bu tür davranışlara itebilir.

Bu yazımda size en sık görülen davranış bozukluklarından sadece üçünden bahsedebildim, bir sonraki yazımda diğer davranış bozukluklarından da (tırnak yeme,parmak emme,tuvalet kaçırma…)bahsedeceğim. Gördüğünüz gibi aslında çoğu davranış bozukluğunun temelinde çocuğun büyürken şahit olduğu veya dayatıldığı etkenler olabiliyor. Onlardan bazı şeyler beklerken (zorunlu olmadıkları bir durumsa) birazda onların isteklerini ciddiye alalım. Ne kadar küçük olurlarsa olsunlar ne kadar çok şeyi gözlemlediklerini ve anlayabildiklerini tahmin bile edemezsiniz.Kendiniz veya çocuğunuz hakkında her şeyin mükemmel olmasını istemeniz gayet doğal fakat bu en başta söylediğim gibi mümkün değil çünkü kimse mükemmel değildir, ben de değilim, siz de değilsiniz, çocuğunuzda değil. İnsanların ufakta olsa problemleri, başkalarına göre olan sıkıntıları ve illaki hataları vardır. O yüzden size tavsiyem mükemmel olmak için ne kendinizi yıpratın nede çocuğunuzu, en iyi şekilde sağlıkla, mutlu yaşamanın yollarına yönelin. Bu yukarıda bahsettiğim veya başka davranış bozuklukları ile karşılaşıyor ve çözüm bulamıyorsanız bir Psikolog ile görüşüp uzman desteği ile sorunu çözmeye gitmelisiniz. Ve son olarak şunu söylemek istiyorum ki çocuklarınızla olan iletişiminiz her şeyden daha önemli, o bağı ne kadar çok kuvvetlendirirseniz bu tür davranış bozuklukları ile karşılaşma olasılığınız o kadar azalır.

bir görüş bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir