Sağlık

PANİK ATAK

Yazar :  | 

Psikolog Talya Çelik yine harika bir konuya değinmiş. Çoğumuzun yaşadığı ya da yaşadığını sandığı bir problem: Panik Atak! Hayat kalitemizi oldukça etkileyen bu durum hakkında detaylı bilgiyi buyurun birlikte okuyalım. 

PANİK ATAK NEDİR?

Herkese tekrardan merhabalar,bu yazımda size son yıllarda çokça karşılaşılan Panik Ataktan biraz bahsetmek istiyorum.Öncelikle belirtmek isterim ki ‘Panik Atak’ bir hastalık değil bir belirtidir(semptomdur), yani size vücudunuzun dolduğuna ve yorulduğuna dair verdiği sinyallerden bir tanesidir. Kaygı bozuklukları içinde en yaygın görülen ‘Panik bozukluğun’ bir semptomu olan ‘Panik atak’, yaşayanlar için oldukça yorucu ve korkutucu, panik atak olan kişilerle yaşayanlar içinde oldukça yorucu bir süreçtir. Atak geçiren kişiler, ataklar esnasında yoğun bir kaygı ve korku yaşarlar. Vücutlarının otokontrolünü kaybetmiş hissiyatına kapılırlar, buda kaygı seviyesinin artmasına veya belirtilerin çoğalmasına sebep olabilir. Panik atak, toplumda çok sık görülen bir rahatsızlık olmasının yanında çoğu insanın da hayatında birkaç kez yaşadığı bir durumdur.Eğer ataklar belirli bir düzende devam ediyorsa o zaman panik bozukluktan söz edebiliriz.

PANİK ATAK BELİRTİLERİ

-Kalp atışında hızlanma,(hatta bazen o kadar gerçekçidir ki kişi bunu kalp krizi sanabilir)

-Nefes almakta güçlük çekme,

-Baş dönmesi ve bayılma hissi,

-Terleme ve titreme,

-Uyuşma ve karıncalanma,

Ve bunlarla birlikte gelen ‘Çıldırıyorum galiba,’ yada ‘Ölecek miyim ben’ korkusu. Ama merak etmeyin ikisi de değil. Şunu bilin ki bunlar en fazla 30 dk sürecek, daha sonra etki güçleri azalacak ve vücut normal haline geri dönecektir.

PANİK ATAK TÜRLERİ

Ataklar şiddet veya süre bakımından farklılık göstermez, ama atağı tetikleyen şeylere göre farklılık gösterebilir. İki ayrı panik atak tipi vardır:

Beklenen panik ataklar: Belirli işaretlere veya tetikleyicilere  maruz kalındığında görülür. Örnek olarak; kapalı alanlara karşı korkusu olan(klostrofobi)bir kişinin, asansörde yada dar alanlarda panik atak geçirme ihtimali daha yüksektir.

Beklenmedik panik ataklar: Bariz olan bir sebep veya belirti olmadan aniden ortaya çıkar.

PANİK ATAK VE AGORAFOBİ

Agorafobiye genel olarak ‘Alan korkusu’ da diyebiliriz. Panik atak yaşayan insanların %60’ı atakları ilk yaşadıkları yerlerden veya oluşabileceğini düşündükleri mekanlardan uzak durmaya çalışırlar. Asansöre binmek, markete gitmek veya kalabalık olan yerlerde bulunmak onlar için bir kaygı nedenidir, hatta agorafobiyi ilerlemiş seviyelerinde yaşayanlar da bu, evden hiç çıkamama durumuna kadar gidebilir.

TEDAVİSİ VAR MI?

Tabi ki de var. Yeter ki kişi tedavi olmak istesin. Öncelikle Bu konuda bir şikayetiniz veya yardım alma isteğiniz varsa biran önce bir psikologa başvurmanızı şiddetle tavsiye ederim, terapi ve gerekirse ilaç tedavisi ile bu işin üstesinden gelebilirsiniz. Tek başınıza bununla mücadele etmek pek mümkün olmamakla beraber, yanlış yönlendirmeler onarılamayacak problemlere de yok açabilir. Onun dışında atak geçirirken size yardımcı olabilecek birkaç küçük tavsiyede bulunacağım,

İlk olarak ataklarınızı yaşamaya başladığınız an, o belirtilerin sadece panik ataktan kaynaklandığını ve ortada bir tehdit olmadığını kendinize hatırlatın.

İkinci tavsiyem ise o anda elinize bir buz küpü almanız. O buz küpünün elinizde hissettireceği soğukluk beyninizin ve sizin oraya odaklanmanızı sağlayarak diğer belirtileri azaltmaya başlayacaktır.

Üçüncü olarak size söyleyeceğim çok klasik ama çokta işe yaran bir yöntem olan derin nefes almak.Atak sırasında derin derin nefes alıp verdiğinizde vücudunuzdaki kan akışı normale dönmeye başlayacak ve belirtiler azalmaya başlayacaktır.

VE FİNAL…

Biliyorsunuz ki son zamanlarda Panik Atakta diğer birçok psikolojik problem gibi tabiri caiz ise ele ayağa düşmüş durumda. Çok stresli ya da sinirli insanların hepsi sözde panik atak. ‘Şuan çok gerildim, çok kötü oldum panik atak var bende, bak elim ayağım titredi’. Bu cümleyi eminim birçoğunuz duymuşsunuzdur, bu durum el ayak titremesiyle geçiştirilecek veya küçümsenecek bir durum değildir. Eğer çevrenizde bu durumu yaşayan biri varsa ona mutlaka yardımcı olmaya çalışın, yargılamayın. ’Yaa hadi bişeyin yok’ ya da ‘Sen abartıyorsun bence’ demeyin çünkü abartmıyorlar. Onların yaşadığı o kaygıyı o stresi o korkuyu onlardan başka kimse bilemez. Yani demem o ki, bu konuda kendiniz de veya yakınlarınız da bir sıkıntı görüyorsanız mutlaka bir psikologdan yardım alın. Ruh sağlığımız her şeyden önemli…

Sevgilerle…

Bilgi ve iletişim için: Talyahkm@gmail.com

bir görüş bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir