Seyahat

SERVAN TURAN KALEMİNDEN: GİZEMLİ İRAN

Yazar :  | 

Bu yazı bir İran’ı övme yazısıdır. Hayatımda 2 ülke bambaşka bir insan olarak evime dönmemi sağladı.

İlk farkındalık Hindistan dönüşü baş gösterdi. Hindistan’da insanların yaşam biçimlerini gözlemleyerek materyalist yaşamdan oldukça uzaklaşan bir adam olarak döndüm. İnsanların az ve öz olan her şeyle ne kadar mutlu yaşadığını gördükçe bunu hayatıma empoze ederek çok değiştim.  Sonuç Başarılıydı Gerçekten mutlu olmaya başlamıştım…

Şimdi de o harika ve naif ülkeyle tanıştım:  Gizemli İran…
İnsanlarıyla tanıştım desem daha doğru olur. Bu ülkede yaşayan insanlarla tanıştıkça kendi insanlığınızı sorgulayabilirsiniz. Bu kadar misafirperverlik bu kadar saygınlık bu kadar güçlü insan iletişimini, samimi söylüyorum ben ülkemizde hiçbir bölgede görmedim.

Öncelikle nasıl olduğunu bilmediğim bir şekilde Türkleri çok ama çok fazla seviyorlar. Hani anormal bir sevgi. Platonik aşk derecesinde. Derinlemesine araştırmadım ama komşu olmamıza bağlıyorum.
Her yerde Türkçe konuşan insanlar var. Genellikle çoğu İngilizce de biliyor. Ve size yardımcı olmak için ne kadar uğraştıklarını kelimelerle anlatamam.

Ülkeyi tamamen otostopla gezdik ve neredeyse tüm deneyimlerimiz otostopta tanıştığımız insanlar ve çevresinde gelişti. Zaten yaşadığımız hangi hikayeyi anlatsam sabaha kadar bitmeyecek. O yüzden şu özeti geçebilirim ki; cebinizde çoook az bir parayla, yıkmanız gereken önyargınızla ve saf sevginizle bu ülkeye adım atarsanız eğer, karşınıza çıkacak her şey için binlerce kez şükredeceksiniz. Gerçek İranı bilenlere zaten lafım yok ama önyargılı insan çok.

Abarttığımı düşünen olacaktır ama hiç öyle değil. Arkadaşlar bu insanlar muhteşem!

Yönetim biçimlerini onaylayan bir kişi bile görmedim. Herkes evinde nasıl rahat ediyorsa öyle yaşıyor. Evlerde bizimki kadar rahat bir yaşam var. Tek sorun sokaklarda… Sokaklarda polis gözetiminde biz bile ciddi sorunlarla karşı karşıya gelmek üzereydik ama hepsini o insanların naifliği sayesinde ucuz atlattık. Çünkü biz buradan değiliz diye bağırıyordu dış görünüşümüz. Hükümetin hassas olduğu noktalara dikkat ederseniz ,yaşadıklarıma dayanarak söylüyorum ki galiba bizden daha güvenli bir ülke. Bu harika milleti öve öve bitiremeyeceğim için bu işi bitirip ne haltlar yedik onun bir özetini geçeyim. Pegasustan 140 tl ye uçak bileti aldık ve evlerimize geri dönene kadar ulaşıma 1 tl bile para harcamadık.
Otostopta sihirli kelimeniz ‘Pul Nederem’ yani ‘paramız yok.’ Her 5 araçtan 3 ü duruyor ve sadece paranız olmamasını 1 tanesi (belki) kabul etmiyor. Yani otostop çok rahat.

Tehrandan İsfahana nasıl gittik ?

Tehran çıkışına doğru kaldırımda yürürken biri  yolda durdu ve yanımıza geldi. S.a A.s =)Anlattık abi gidiyoruz isfahana doğru. İşte biz Türküz Piyadeeee geziyoruz falan. Ben sizi götüreyim abi isfahana işim yok nasılsa dedi. Ama adam oraya falan gitmiyor yani. Biz de abi biz de pul nederem dedik haliyle. Yok abi Türkleri çok severiz biz yardımımız dokunsun diyerek bizi 6 saatlik yolu sadece Türk olduğumuz için götürdü. Bunu başka nerde yaşarsınız bilmiyorum arkadaşlar.

İsfahan Şehrinde karakolda sabahlamak zorunda kaldık.:D Çünkü tarihi bir köprünün altına kamp attık. Evsizler orada yatıyor diye bunu planladık ama polis bize oranın güvenli olmadığını söyleyerek bizi karakola götürdü. Sabaha kadar sohbet ettik ama uyusaydık belki sabah isfahanı da gezebilirdik ama uyumadan sabahladığımız için şiraza uzayalım dedik. Hiç uyumadan otostopa devam ettik.

Konaklamayı couchsurfingden daha önce arkadaşlarımızı ağırlayan birkaç arkadaşla, çadırla ve yolda tanıştığımız tatlı insanlar sayesinde hallettik. Hele bir Zargan maceramız var ki. Çadır konusunda belirlenmiş parklara giderseniz çimler haricinde taşlara çadır atabilirsiniz. Zaten bu parklarda İran halkı da çadır atıp zaman geçiriyor.

Yol arkadaşlarının önemini de bir kez daha anladığım bir seyahat oldu. Kimse kimseyi kırmadı herkes her duruma olgunca yaklaştı ve İran gibi hiç tanımadığımız bir memlekette, çok aykırı görünen 6 kişi olarak başımıza iş almadan gezebildik. Her günümüz polisleydi tabi o ayrı mevzu ama o adamlar da bize yardım etmeye çalıştı hep.

Toplamda benim cebimden çıkan para 10 günde 24 euroydu ama Şirazlı bir dayı bize 100 er lira nevruz harçlığı verdiği için durum böyle 😀 Ha bir de . Birçok dinin ,ibadethanesini gezdim ama Şirazdaki Şah Çerağ Türbesi gibi bir dini yapı görmedim ! O neydi , beynimi yaktım bıraktım geldim yani . O derece. Şahane şahane. Göz ziyafeti =)

Camiiler, türbeler muh-te-şem. İran mimarisi gerçekten çok zevkli. Vitraylar, çini işlemeler ve aynalı tavan/duvar detayları beni benden aldı. İslamiyeti gerçekten hoşgörü dini olarak yaşadıkarını fark ettim. Ve bu çok güzel.

Dönerken de sınır kapısından geçtik. Van’a girilen Kapıköy den girdik. Orada gördüğüm manzaralar tam bir film karesiydi. Hepsini çektim tabiiki. Eğer fotoğraf merakınız varsa Kapıköy Sınır kapısından girdiğiniz anda karşınıza ne belgesel malzemeler çıkacak inanamazsınız. Durmayın gidin!

Her günümüz ayrı güzel ayrı özeldi. Sınır kapısında arkama dönüp de dediğim gibi bize bu anları yaşattığınız için sonsuz teşekkürler İran halkı. Çok özelsiniz çok! Şimdi ne kadar kişinin önyargısını kırdıysam o kadar mutluyum. Korkacağınız en son ülke diyebilirim.

 

bir görüş bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir